Vücut hatlarını ve cilt görünümünü etkileyen faktörlerden biri cildin ve cilt altı dokusunun yapısıdır. İlerleyen yaş, genetik faktörler veya kilo değişimleri sebebiyle ciltte gevşeme ve bölgesel yağlanmalar meydana gelebilir. Cilt sıkılaştırma ve bölgesel incelme uygulamalarında kullanılan yöntemlerden biri de Quantum RF (Fraksiyonel Radyofrekans) teknolojisidir. Bu yöntem, bölgesel yağlanma ve cilt gevşekliği gibi konularda tedavi sürecinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir.
Quantum RF uygulamalarında genellikle iki farklı kanül tipi kullanılmaktadır:
1- Quantum RF 25: Karın, sırt, basen ve uyluk gibi daha geniş vücut bölgelerindeki dokularda hedeflenen yağ dokusuna ulaşmak ve doku daralması sağlamak amacıyla tercih edilen bir kanül tipidir. Bu işlem, cilt altında belirli bir derinliğe inerek dokunun toparlanmasına yardımcı olmayı amaçlar.
2- Quantum RF 10: Yüz, boyun, çene hattı (jawline) ve gıdı gibi daha anatomik olarak dar alanlarda uygulanan yöntemdir. Bu bölgelerdeki cilt ve yumuşak dokuyu hedefleyerek ilgili alanlarda toparlanma sürecine destek olmak amacıyla kullanılır.
Bu gönderiyi Instagram’da gör
Quantum RF uygulamaları genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilebilmektedir. İşlem yapılacak bölgenin uyuşturulması ile hastanın işlem sırasında ağrı hissetmemesi amaçlanır. Uygulama yapılacak bölgenin genişliğine ve hastanın genel durumuna göre hekimin değerlendirmesiyle anestezi yöntemi belirlenir.
Fraksiyonel radyofrekans enerjisi ile yapılan Quantum RF işlemleri, cerrahi (ameliyatlı) yöntemlere alternatif olarak değerlendirilen minimal invaziv işlemler arasına girmektedir. Kapsamlı kesi işlemleri uygulanmadan, cilt altına yerleştirilen kanüller aracılığıyla ısı enerjisi iletilerek dokuda daralma (shrinkage) etkisi oluşturulması hedeflenir.
Boyun ve gıdı bölgesindeki sarkma şikayetleri olan hastalar için uygulanan tedavi planlamaları kapsamında, ilgili bölgelere sadece lokal anestezi kullanılarak Quantum RF işlemi yapılabilmektedir.
Tıbbi işlemlerde her hastanın doku yapısı, yağ oranı ve cilt kalitesi birbirinden farklıdır. Bu nedenle standart bir sonuçtan bahsetmek tıbbi olarak mümkün değildir. Quantum RF işlemlerinde hekim tarafından hastanın vücut yapısına uygun bir planlama gerçekleştirilerek, hastanın anatomik yapısıyla uyumlu bir toparlanma elde edilmesi hedeflenir.
İşlem öncesinde hekim muayenesi esastır. Bireyin uygulama bölgesinde aktif bir enfeksiyonu bulunmamalıdır. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların hekimlerini bilgilendirmesi önemlidir. Sigara kullanımı yara iyileşmesini olumsuz etkileyebileceğinden, işlem öncesi ve sonrasında tütün mamullerinin kullanımına ara verilmesi tavsiye edilmektedir.
Bu tür işlemlerin tıbbi bir aciliyeti olmadığı sürece belirli bir mevsimi bulunmamaktadır. İşlem cilt yüzeyinde geniş soyulmalar yapmadığı için dört mevsim uygulanabilmekle birlikte, iyileşme sürecinde hekimin önereceği şekilde işlem bölgesinin direkt güneş ışınlarından korunması önemlidir. İşlem süresi, uygulama alanına bağlı olarak 30 dakika ile 2 saat arasında değişiklik gösterebilmektedir.
İşlem, cilt altına ince mikro kanüller aracılığıyla girilerek yapılmaktadır. Bu nedenle büyük cerrahi kesi izleri söz konusu olmaz; yalnızca kanüllerin giriş noktalarında milimetrik izler oluşabilir. Bu noktaların da iyileşme sürecinde belirginliğini yitirmesi beklenmektedir.
İşlem sırasında kullanılan radyofrekans enerjisi aynı zamanda dokudaki damarlar üzerinde pıhtılaştırıcı (koagülatif) etkiye sahip olduğu için kanama riski klasik cerrahi işlemlere kıyasla daha düşüktür.
Her tıbbi müdahalede olduğu gibi işlem sonrasında hafif morarma ve ödem oluşması beklenen bir durumdur. Bu şikayetler kişinin doku hassasiyetine göre değişiklik göstermekle birlikte, genellikle birkaç gün içinde azalmaya başlar. Dokudaki tam toparlanma süreci ise kolajen yapımına bağlı olarak ortalama üç ayı bulabilmektedir.
İşlem sonrası uygulama bölgesinde geçici his değişiklikleri veya uyuşukluk oluşabilir. Bu durum, dokudaki ödemin sinirler üzerinde yarattığı baskıdan kaynaklanır ve ödemin gerilemesiyle birlikte his duyusunun normale dönmesi beklenmektedir.
Hiçbir estetik ve tıbbi işlem yaşlanma sürecini durduramaz. Quantum RF uygulaması mevcut dokuyu toparlamaya yardımcı olur, ancak ilerleyen yaş, aşırı kilo alma-verme veya gebelik gibi durumlarda doku yapısında yeniden değişiklikler meydana gelmesi doğaldır.
İşlem sonrasında hekimin belirteceği süre boyunca bölgeyi zorlayacak ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır. Hamam, sauna ve sıcak duş gibi ödemi artırabilecek uygulamalardan uzak durulmalıdır. Doktorunuz tarafından korse kullanımı önerildiyse, belirtilen süre boyunca düzenli kullanılması tedavi sürecinin önemli bir parçasıdır.
Lenfatik dolaşımı desteklemek ve ödemin atılmasını hızlandırmak amacıyla hekimin uygun gördüğü dönemde ve teknikte hafif lenfatik drenaj masajları tavsiye edilebilir. Bu uygulamalar mutlaka hekimin kontrolü ve önerisi dahilinde yapılmalıdır.
Uygulama maliyetleri, işlemin yapılacağı vücut bölgesinin büyüklüğüne, seans sayısına ve kullanılacak kanül tiplerine göre değişiklik göstermektedir. Kesin bir tedavi planı ve ücretlendirme ancak uzman bir hekim tarafından yapılacak fiziksel muayene sonucunda belirlenebilir.
Quantum RF, cilt gevşekliği veya bölgesel yağlanma şikayeti olan, genel sağlık durumu işlem için uygun bulunan ve yasal erişkinlik çağını (18 yaş) doldurmuş bireylere uygulanabilmektedir. Aşırı kilo kaybı (örneğin obezite cerrahisi veya medikal tedaviler sonrası) yaşayan hastalardaki doku toparlama süreçlerinde de değerlendirilen yöntemlerden biridir. Kişinin işlem için uygun olup olmadığı tıbbi değerlendirme ile kararlaştırılır.
Quantum RF işlemi, Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış tam teşekküllü sağlık kuruluşlarında, klinikler veya hastane ortamında steril koşullar altında, uzman hekimler tarafından gerçekleştirilmesi gereken tıbbi bir işlemdir. Hastanın ve işlemin durumuna göre yatış gerekip gerekmediğine hekim karar verir.
